Selamlar,
İnsanın yazası gidince fena gidiyormuş be. Kaç aydır bloga giriyorum öylece bakınıyorum. Yeni kayıt sayfasını kaç defa açtım bilmiyorum, hep ucundan geri döndüm. Neyse bu yazıyı yazmama staj raporum vesile oldu. Kendisini yazmaya daha başlamadan bana ilham verdi . Geldik 4. sınıfa ve geldik mesleğin agu-lama dönemine. Stajımı bir meslek lisesinde yapıyorum. 11. sınıflara Açık Kaynak Sistemleri dersini vermeye başladım. Normalde bu dönem sadece gözlem yapacaktık ama Meslek Liseleri'nin azizliğine en önce ben uğradım. Daha ilk haftadan hoca dersi bana yıktı. Gerekçesi ise çok manidardı;
- Daha önce bu derse hiç girmedim. Sen bu dersi almış mıydın?
- Evet Hocam. 3. sınıfta almıştım.
- Çocuklarla tanıştın mı?
- Hayır.
- Bi tanış bakayım.
Tanışma gerçekleşir.
- Sen derse bir giriş yap. Ben geliyorum.
Tahmin edersiniz ki gidiş o gidiş. Ne yapacağımı bilmez bir halde sınıfla baş başa kaldım. Hep çok heyecanlanacağımı zannederken aslında gayet kısa sürdü bu heyecan. Basit bir giriş ve Açık Kaynak Sistemleri'nin ortaya çıkma hikayesini anlatarak toparladım dersi. İlk haftayı beklediğimden çok daha güzel bir şekilde atlatmıştım. Diğer hafta ise çok değerli hocamız dolap toplama bahanesiyle dersi tekrar bana bıraktı. Bu sefer geçen haftanın kısa bir tekrarını yaptım ve Pardus işletim sistemine kısa bir girişle dersi sürdürdüm. Bu dersi de böylece atlattım. Dersi yarım saat önceden bitirdim ve öğrencilerle biraz sohbet etmek istedim.
Öğrencilerin serzenişleri başladı ve okul hakkındaki birkaç fikrim netleşmeye başladı. Sadece benim hocam mı bilemedim ama genel olarak bana yıkıldı ders. Hocanın mazereti olan "daha önce hiç bu dersi vermedim" açıklaması ise "zaten eğer her yıl böyleyse nasıl verebilirsin" dedirtti bana. Neyse öğretmenler bile dersleri bu kadar sallamıyorken öğrencilere bir stajyer öğretmen olarak nasıl bu derslerin öneminden bahsedebilirim daha çözmüş değilim. Allahtan çok kalabalık ve çok yaramaz bir sınıfta değilim. Biraz rahat tutarak beni dinlemelerini sağlayabiliyorum. Ama bu durumda aklıma Mustafa Kemal'in bir sözü geliyor "Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır". Yeni nesil ile ilgili ne kadar şikayetimiz var ise bunun biraz sorumlusu da kesinlikle öğretmenlerdir.
Staj yüzünden de öğrenci psikolojisinden iyice uzaklaşmaya başladım. Zaten bu dönem topu topu 4 dersim var. En çabuk bu yılım geçicek sanırım. Büyük bir bilinmezlik var önümde ama büyük de bir heyecan duymuyor değilim :D.
Her ne olursa olsun haydi sağlıcakla kalın :D
Not: Sakın yanlış anlaşılma olmasın, belli bir genelleme yapmıyorum. Sadece staj konusunda görevli olan öğretmenlerin bu konudaki istismarlarından biraz bahsetmek istedim. Mesleğe alışma bakımından sınıfın en uygun zamanda stajerlere bırakılmasından yanayım. Ayrıca hiç gözlem yapmadan sınıfı deneyimi olmayan stajyerlere bırakılması öğrenciler içinde bir dezavantajdır.

