Selamlar diyorum tekrardan :D
Bu gün size bahsediceğim konu benden bir şey yani beni ben yapan bir şeyden :D. İsmimden biraz bahsetmek istiyorum size :D. İsmim bir çok kişiye garip, güzel, saçma yada abi cinsiyetin tutumuyo sanki isminle :D:D gibi şeyler düşündürebiliyor insanlara. Hatta çoğu zaman bana da. İsmim aslında bir çok kişinin en başta düşündüğü gibi cinsiyet bakımında kız isimlerinde yer alıyor. İsmimin anlamı araştırırken her yerde bayan tarafındaydı :S. Neyse ben alıştım baya:D. İsmimin anlamı "sevgiye düşkün" demekmiş en genel anlamı ile. İnsanların kişiliklerinde her zaman isimlerinin anlamlarının büyük rol oynadığını düşünürüm. Bir şekilde isminin bir çok özelliğini farkında olmadan gösterdiğini düşünürüm herkesin. Her neyse ismim yüzünden bir çok komik an geldi başıma sizlere şimdi biraz bunlardan bahsediceğim.
30 Ocak 2010 Cumartesi
29 Ocak 2010 Cuma
Şöle bi karışık :D
Selamlar herkese,
Tatilde olmak insanı bazen sıkabiliyor. Yani aslında bu etrafınızda kaç kişinin tatil yaptığı ile alakalı . Benim için bu sayı biraz az. Böyle olunca bazen göze batabiliyorsunuz. Ama ne olursa olsun herşey dozunda olmalı herşeyin fazlası zarar diye düşünüyorum. Tekrar yavaş yavaş bir şeyler yapmaya başlıyorum.
İlk olarak Grange'nin son yazdığı kitap olan "Koloni"'ye başlıyorum. Büyük ihtimalle 1-2 güne biter. Adam beni her zaman havaya sokmasını iyi biliyor. Bu kitap okuma işini istikrarlı bir şekilde yapmasam bile başladığım zaman bir şeyi bitiririm. Bazen 1 ayda hiç okumazken bazende 2-3 günde bir kitap bitirdiğim yada aynı anda 2-3 kitaba devam ediyor olduğum oluyor :D. Yakın çevremde eğer okuduğum zamanlara rastlıyorlarsa garip benzetmeler yapabiliyorlar. :D En çok güldüğüm benzetme ise "Kitap görmemişi böle kitap mı okunur sanki önünden alıyorlar" :D. Bazen hak veriyorum çok önemli bir dersim olsada yada başka bir işim olsada durup dururken her şeyi bırakıp insan okumak istiyor. Ama zaten herşeyin yasak olanı insana daha çekici gelmez mi :D.
Tatilde olmak insanı bazen sıkabiliyor. Yani aslında bu etrafınızda kaç kişinin tatil yaptığı ile alakalı . Benim için bu sayı biraz az. Böyle olunca bazen göze batabiliyorsunuz. Ama ne olursa olsun herşey dozunda olmalı herşeyin fazlası zarar diye düşünüyorum. Tekrar yavaş yavaş bir şeyler yapmaya başlıyorum.
İlk olarak Grange'nin son yazdığı kitap olan "Koloni"'ye başlıyorum. Büyük ihtimalle 1-2 güne biter. Adam beni her zaman havaya sokmasını iyi biliyor. Bu kitap okuma işini istikrarlı bir şekilde yapmasam bile başladığım zaman bir şeyi bitiririm. Bazen 1 ayda hiç okumazken bazende 2-3 günde bir kitap bitirdiğim yada aynı anda 2-3 kitaba devam ediyor olduğum oluyor :D. Yakın çevremde eğer okuduğum zamanlara rastlıyorlarsa garip benzetmeler yapabiliyorlar. :D En çok güldüğüm benzetme ise "Kitap görmemişi böle kitap mı okunur sanki önünden alıyorlar" :D. Bazen hak veriyorum çok önemli bir dersim olsada yada başka bir işim olsada durup dururken her şeyi bırakıp insan okumak istiyor. Ama zaten herşeyin yasak olanı insana daha çekici gelmez mi :D.
Etiketler:
Böte Kurultayı,
Jean-Christophe grange,
Koloni,
National Geographic
25 Ocak 2010 Pazartesi
Ahhh şimdi Temmuz ayında olmak vardı....
Selamlar,
Bu saatte bu yazıyı yazarken neler çekiyorum bir bilseniz. Hani insan bazen yaz aylarında olmak ister yaa işte öyle bir duygu var içimde ama bunun oranını size söylecek olursam hani 15-16 saat hiçbir şey yemediğiniz zaman yemek ister yaa canınız karnınız guruldar yada 1 saat boyunca yaklaşık 40 derecelik bir sıcaklıkta elbiselerinizin ter yüzünden 3 kat ağırlaştığı halı saha maçlarından sonraki susadığınız zaman yada iş hayatınızda saatlerce süren koşuşturmaca yüzünden uykusuz kaldığınız 1-2 haftadan sonra özlemle beklediğiniz uyku saati gibi gibi gibi daha bir sürü örnek verilebilir.
Bu saatte bu yazıyı yazarken neler çekiyorum bir bilseniz. Hani insan bazen yaz aylarında olmak ister yaa işte öyle bir duygu var içimde ama bunun oranını size söylecek olursam hani 15-16 saat hiçbir şey yemediğiniz zaman yemek ister yaa canınız karnınız guruldar yada 1 saat boyunca yaklaşık 40 derecelik bir sıcaklıkta elbiselerinizin ter yüzünden 3 kat ağırlaştığı halı saha maçlarından sonraki susadığınız zaman yada iş hayatınızda saatlerce süren koşuşturmaca yüzünden uykusuz kaldığınız 1-2 haftadan sonra özlemle beklediğiniz uyku saati gibi gibi gibi daha bir sürü örnek verilebilir.23 Ocak 2010 Cumartesi
İzmir'in dağları :D
Selamlar,
İzmir'de olduğum bu keyifli dakikaları bozan temizlik aktivitesini yaptığım şu dakikalar ellerimi ısıtmaya çalışmakla meşgulüm. Erkekliğin vermiş olduğu güçle tahmin ettiğiniz üzere her türlü garip işler size verilir. İşte nadiren erkek olduğunuza böyle durumlarda kızabiliyorsunuz :D.
İzmir'i de özlemişim bee :D. Hele odamı :D. Youtubeden açtğım "İzmir'in dağlarında çiçekler açar" türküsü insanın içine bir sıcaklık salıyor. Bunu nerde olursak olalım kordondan denize, gemilere, karşıyakaya, balçovaya kısacası İzmir'de ne varsa hepsine, heryere söyleriz bu türküyü. İzmir'in içindeki M.Kemal sevgisi ve Cumhuriyet sevgisini çok güzel bir şekilde betimliyor. Biliyorum heryerde bu sevgi var diyeceksiniz ama bence İzmir'inki özel bir sevgi bunu gavur diye nitelendirilen yaşam tarzına yoruyorum. Yaşam tarzının adı her ne kadar gavur diye çıksada Türkiye'de en rahatca yaşayabileceğiniz yerdir İzmir. Neyse :D İzmir'in dışındakileri daha fazla uyuz etmeden. :D:D
Haydi kalın sağlıcakla :D
İzmir'de olduğum bu keyifli dakikaları bozan temizlik aktivitesini yaptığım şu dakikalar ellerimi ısıtmaya çalışmakla meşgulüm. Erkekliğin vermiş olduğu güçle tahmin ettiğiniz üzere her türlü garip işler size verilir. İşte nadiren erkek olduğunuza böyle durumlarda kızabiliyorsunuz :D.
İzmir'i de özlemişim bee :D. Hele odamı :D. Youtubeden açtğım "İzmir'in dağlarında çiçekler açar" türküsü insanın içine bir sıcaklık salıyor. Bunu nerde olursak olalım kordondan denize, gemilere, karşıyakaya, balçovaya kısacası İzmir'de ne varsa hepsine, heryere söyleriz bu türküyü. İzmir'in içindeki M.Kemal sevgisi ve Cumhuriyet sevgisini çok güzel bir şekilde betimliyor. Biliyorum heryerde bu sevgi var diyeceksiniz ama bence İzmir'inki özel bir sevgi bunu gavur diye nitelendirilen yaşam tarzına yoruyorum. Yaşam tarzının adı her ne kadar gavur diye çıksada Türkiye'de en rahatca yaşayabileceğiniz yerdir İzmir. Neyse :D İzmir'in dışındakileri daha fazla uyuz etmeden. :D:D Haydi kalın sağlıcakla :D
21 Ocak 2010 Perşembe
Ankara'nın dumanında :D
Selamlar,
Bu akşam baya erken yazıyorum :p. Ankara'dan ayrıldığım canım İzmir'ime geri döneceğim için bu kadar erken yazıyorum. Nasıl bir şehir Ankara hala anlamış değilim. Sevmediğim bir sürü yerini sayabilirim sevdiklerimse bir elin parmağını geçmez. Ama işte anıları insanı bir yeri sevdiriyor. İzmir'i gönlümde hiçbir yer alamasada, insan Ankara'yı da sevebiliyor. Bu yazı baya bir kısa olacak. Daha bavulumu bile hazırlamadım :D.
Haydi kalın sağlıcakla.
Bu akşam baya erken yazıyorum :p. Ankara'dan ayrıldığım canım İzmir'ime geri döneceğim için bu kadar erken yazıyorum. Nasıl bir şehir Ankara hala anlamış değilim. Sevmediğim bir sürü yerini sayabilirim sevdiklerimse bir elin parmağını geçmez. Ama işte anıları insanı bir yeri sevdiriyor. İzmir'i gönlümde hiçbir yer alamasada, insan Ankara'yı da sevebiliyor. Bu yazı baya bir kısa olacak. Daha bavulumu bile hazırlamadım :D.Haydi kalın sağlıcakla.
Dalıp Gitmek :)
Selamlar,
Saatin 5.30'u gösterdiği bu vakitte tekrar yazmaya karar verdim. Hiç uykum yok. Hope Sandoval'dan Bavarian Fruit Bread (tavsiye ederim) şarkısını çalan media playerıma bıraktım kendimi. Çook eskilere gittim. Daha okula bile başlamadığım vakitlere. Ne kadar güzeldi diye geçirdim içimden. Çocukluğumu tam anlamıyla yaşadığımı düşünürüm. İstediğim her şeyi yaptım diyebilirim. Domatesi ömrüm boyunca hiç sevmedim sırf bu yüzden bile neler yapmıştım neler. O zaman için en önemli aktivitelerimden bile vazgeçebiliyordum . Babaannemin "domateslerini yemezsen dışarı çıkmak yok" dediğinde bile hala yemek istemiyordum ve o gün evde kalıyordum.
Saatin 5.30'u gösterdiği bu vakitte tekrar yazmaya karar verdim. Hiç uykum yok. Hope Sandoval'dan Bavarian Fruit Bread (tavsiye ederim) şarkısını çalan media playerıma bıraktım kendimi. Çook eskilere gittim. Daha okula bile başlamadığım vakitlere. Ne kadar güzeldi diye geçirdim içimden. Çocukluğumu tam anlamıyla yaşadığımı düşünürüm. İstediğim her şeyi yaptım diyebilirim. Domatesi ömrüm boyunca hiç sevmedim sırf bu yüzden bile neler yapmıştım neler. O zaman için en önemli aktivitelerimden bile vazgeçebiliyordum . Babaannemin "domateslerini yemezsen dışarı çıkmak yok" dediğinde bile hala yemek istemiyordum ve o gün evde kalıyordum.
20 Ocak 2010 Çarşamba
Gece ile Gündüz'ün yer değiştirmesi :D
Selamlar,
Artık dünyanın hangi saat dilimi ile yaşıyorum merak etmeye başladım. 6'da-7'de yatıp 4-5 gibi uyanıyorum:D. Ama güzel oluyor bee :D. Tatil günlerim ilkinde tekrar eski tembel, üşengeç bene geri dönüyorum. Bu dönüşüm o kadar hızlı oldu ki şuan bile şu kadarcık yazı için kaç dk geçti(yazınca fark ettim gene yazmışım bee:D):D. Müzik dinlerken bile amaaan hangini dinlesem, off iii böle çalsın işte radyo yada kola içmek istiyom ama oof şimdi aç kapağı bardağa doldur, çiğdem(Çiğdem mi :S kız be o diyorsan :D sana çekirdek diyeyim anlarsın :D) yerken bile o sinir bozucu "bırakamıyo insan bu mereti illa biticek" düşüncesini bile bendeki üşengeçlik arttırıyor. İzmir'e bile gitmedin hemen dedim "amaaan takılırız biraz evde sonra gideriz :D" .Şu saatlerde İzmir'de olmamam için neden yokken perşembe gecesine aldım biletimi.
Artık dünyanın hangi saat dilimi ile yaşıyorum merak etmeye başladım. 6'da-7'de yatıp 4-5 gibi uyanıyorum:D. Ama güzel oluyor bee :D. Tatil günlerim ilkinde tekrar eski tembel, üşengeç bene geri dönüyorum. Bu dönüşüm o kadar hızlı oldu ki şuan bile şu kadarcık yazı için kaç dk geçti(yazınca fark ettim gene yazmışım bee:D):D. Müzik dinlerken bile amaaan hangini dinlesem, off iii böle çalsın işte radyo yada kola içmek istiyom ama oof şimdi aç kapağı bardağa doldur, çiğdem(Çiğdem mi :S kız be o diyorsan :D sana çekirdek diyeyim anlarsın :D) yerken bile o sinir bozucu "bırakamıyo insan bu mereti illa biticek" düşüncesini bile bendeki üşengeçlik arttırıyor. İzmir'e bile gitmedin hemen dedim "amaaan takılırız biraz evde sonra gideriz :D" .Şu saatlerde İzmir'de olmamam için neden yokken perşembe gecesine aldım biletimi.
Etiketler:
Jean-Christophe grange,
SuperNatural
19 Ocak 2010 Salı
Be Happpy :D
Selamlar Herkese
Projelerle, sunumlarla ve sınavlarla uykusuz geçen gecelerimin sonuna geldim. Artık sadece keyfim için uykusuz kalıcam :D. Bu gün son sunumuda yaparak 5.dönemide bitirdim. Debian ile Web Server yapımında herşeyi karşılayamasakta benim için yararlı oldu. Server hakkında ve Linux hakkında kendimi ilerlettim. Elbette bu çok büyük bir gelişme değildi fakat başlamak bitirmenin yarısıdır:D. Debian'ı kullanırım ama Server yaparmıyım bilmiyorum :D. Aslında önümdeki 3-5 gün boyunca bunların hiçbirini düşünmeyeceğim. Artık tekrar özgürlüğüme kavuştum:D. Yarım bıraktığım bir çok şeye devam(Kitap,Pes2010,Need For Speed Shift,...)
Projelerle, sunumlarla ve sınavlarla uykusuz geçen gecelerimin sonuna geldim. Artık sadece keyfim için uykusuz kalıcam :D. Bu gün son sunumuda yaparak 5.dönemide bitirdim. Debian ile Web Server yapımında herşeyi karşılayamasakta benim için yararlı oldu. Server hakkında ve Linux hakkında kendimi ilerlettim. Elbette bu çok büyük bir gelişme değildi fakat başlamak bitirmenin yarısıdır:D. Debian'ı kullanırım ama Server yaparmıyım bilmiyorum :D. Aslında önümdeki 3-5 gün boyunca bunların hiçbirini düşünmeyeceğim. Artık tekrar özgürlüğüme kavuştum:D. Yarım bıraktığım bir çok şeye devam(Kitap,Pes2010,Need For Speed Shift,...)17 Ocak 2010 Pazar
Çalışan demir paslanmazmış :D
Herkese selamlar,
Bu sıralar aklımda bir atasözü dolaşıyor. "Çalışan demir paslanmaz". Bu atasözü şüpesizki doğru fakat bazen istisnalarda olabilir tabi :D. Çalışmak var çalışmak var. Debian üzerinde çalıştığım bu saatlerde konfigirasyon ayarları içinde boğulmaya başladım. Ne kadar da çok ayar var :S. Bir yandan da sunumu hazırlıyorum, ayriyetten proje raporunu hazırlıyorum haa evet birde bir site yapmam gerekiyordu. Bu kadar iş birikince çalışan demire ne olacak çok merak ediyorum doğrusu :D. Neyse ki dünyada müzik diye, çay diye, internet diye bir şeyler yapmışlar.Sıkılınca insanın tekrar kafasını toparlamada bunlar olmasaydı neler yapardım bilemiyorum.
Bu sıralar aklımda bir atasözü dolaşıyor. "Çalışan demir paslanmaz". Bu atasözü şüpesizki doğru fakat bazen istisnalarda olabilir tabi :D. Çalışmak var çalışmak var. Debian üzerinde çalıştığım bu saatlerde konfigirasyon ayarları içinde boğulmaya başladım. Ne kadar da çok ayar var :S. Bir yandan da sunumu hazırlıyorum, ayriyetten proje raporunu hazırlıyorum haa evet birde bir site yapmam gerekiyordu. Bu kadar iş birikince çalışan demire ne olacak çok merak ediyorum doğrusu :D. Neyse ki dünyada müzik diye, çay diye, internet diye bir şeyler yapmışlar.Sıkılınca insanın tekrar kafasını toparlamada bunlar olmasaydı neler yapardım bilemiyorum.16 Ocak 2010 Cumartesi
Günler geçmesin :D
Selamlar herkese,
Bu gece aslında buraya yazacağıma oturup Apache2'nin konfigirasyon ayarları ile uğraşmam gerekiyor. Ama işte insan her zaman yapması gereken yada düşündüğü şeyleri yapmıyor. Debian sunumumun olduğu pazartesi gününün gelmesini istemiyorum, günler geçmesin :D. Nasıl olacak bakalım daha sunumu yeni hazırlıyorum. Pazartesi sabah hem büyük bir zorluk hemde büyük bir rahatlık beni bekliyor. Debian ile ilgili yaptıklarımıda burada paylaşıcam. Eğer ödevi felan olan olursa benim gibi orda burda aramasın. Her sitede copy paste yapan kişilerden bıktım, nasıl bi mantık anlamıyorum. Gereksiz bir sürü bilgi ile doldurmuşlar. Hele bazılarının verdiği cevaplar beni çok güldürdü. Üyenin biri soruyor Apache ile ilgili nedir?, nasıl kurulur? felan diye. Altında da yazıyor;
-evet bende bilmiyorum bunu bilen birisi yazarsa çok güzel olur diye.
Bu nasıl bi yorum :D:D. Bilmiyorsan bekle bi bilen yazsın :D. Neyse ben Debian'a dönüyorum.
Hadi kalın sağlıcakla :D
Bu gece aslında buraya yazacağıma oturup Apache2'nin konfigirasyon ayarları ile uğraşmam gerekiyor. Ama işte insan her zaman yapması gereken yada düşündüğü şeyleri yapmıyor. Debian sunumumun olduğu pazartesi gününün gelmesini istemiyorum, günler geçmesin :D. Nasıl olacak bakalım daha sunumu yeni hazırlıyorum. Pazartesi sabah hem büyük bir zorluk hemde büyük bir rahatlık beni bekliyor. Debian ile ilgili yaptıklarımıda burada paylaşıcam. Eğer ödevi felan olan olursa benim gibi orda burda aramasın. Her sitede copy paste yapan kişilerden bıktım, nasıl bi mantık anlamıyorum. Gereksiz bir sürü bilgi ile doldurmuşlar. Hele bazılarının verdiği cevaplar beni çok güldürdü. Üyenin biri soruyor Apache ile ilgili nedir?, nasıl kurulur? felan diye. Altında da yazıyor;
-evet bende bilmiyorum bunu bilen birisi yazarsa çok güzel olur diye.
Bu nasıl bi yorum :D:D. Bilmiyorsan bekle bi bilen yazsın :D. Neyse ben Debian'a dönüyorum.
Hadi kalın sağlıcakla :D
15 Ocak 2010 Cuma
Biraz müzik....
Bu akşamda herkese merhaba,
Müzik tarzımın değişmeye başladığı son 2-3 yılda bazı yeni türleri ve kişileri dinlemeye başladığım zamanlarda beni hep çok etkileyen gruplar ve vokaller oluyordu. Bunlardan şuana kadar en önemlisi kuşkusuzki A Perfect Circle. Ama bu yazımda onlardan ziyade benim için APC'den sonra bende en çok etkiyi sağlayan grup Mazzy Star'dan bahsetmek istiyorum. Aslında bende çok kısa bir geçmişi var Mazzy Star'ın fakat o kadar etkileyici bir müzik yapıyorlar ki ve Hope Sandoval o kadar derinden söylüyorki insanın etkilenmemesi elde değil. Mazzy Star'ı her zaman dinleyemezsiniz bunu kabul ediyorum. Ama saat geç olmuşsa ve etrafınızda kimse kalmamış o an öylece boşlukta hiçbir şey yapacağınız gelmiyorsa winamptan kesinlikle bir fade into you, flowers in december veya into dust gibi şarkılarını dinleyebilirsiniz. İşte o zaman bir sürü düşüncelere dalar yada tüm düşüncelerinizden kurtulursunuz. Birçok kişi ilk dinlediği zamanda bayık bulabilir yada esnemeye başlayabilir fakat işin güzelliği bence tam orada yani o ses ve melankolik hava insanı sarıyor. Pencerenin kenarına gelip dışarı baktığınızda daha önce belkide hiç dikkat etmediğiniz şeylere dikkat edeceksiniz hele birde yağmur yağıyorsa tarif edilmez bir zevk almaya başlarsınız. Hope Sandoval'ın bazı şarkılarında kullandığı mızıka ise tam anlamıyla mükemmel, şarkının o kadar güzel yerlerinde kullanıyorki mızıkayı o anda insanın mızıka çalası geliyor. Son olarak ise bu gece en azından "fade into you"yu dinlemeniz tavsiyesi ile,
Haydi kalın sağlıcakla :D
Müzik tarzımın değişmeye başladığı son 2-3 yılda bazı yeni türleri ve kişileri dinlemeye başladığım zamanlarda beni hep çok etkileyen gruplar ve vokaller oluyordu. Bunlardan şuana kadar en önemlisi kuşkusuzki A Perfect Circle. Ama bu yazımda onlardan ziyade benim için APC'den sonra bende en çok etkiyi sağlayan grup Mazzy Star'dan bahsetmek istiyorum. Aslında bende çok kısa bir geçmişi var Mazzy Star'ın fakat o kadar etkileyici bir müzik yapıyorlar ki ve Hope Sandoval o kadar derinden söylüyorki insanın etkilenmemesi elde değil. Mazzy Star'ı her zaman dinleyemezsiniz bunu kabul ediyorum. Ama saat geç olmuşsa ve etrafınızda kimse kalmamış o an öylece boşlukta hiçbir şey yapacağınız gelmiyorsa winamptan kesinlikle bir fade into you, flowers in december veya into dust gibi şarkılarını dinleyebilirsiniz. İşte o zaman bir sürü düşüncelere dalar yada tüm düşüncelerinizden kurtulursunuz. Birçok kişi ilk dinlediği zamanda bayık bulabilir yada esnemeye başlayabilir fakat işin güzelliği bence tam orada yani o ses ve melankolik hava insanı sarıyor. Pencerenin kenarına gelip dışarı baktığınızda daha önce belkide hiç dikkat etmediğiniz şeylere dikkat edeceksiniz hele birde yağmur yağıyorsa tarif edilmez bir zevk almaya başlarsınız. Hope Sandoval'ın bazı şarkılarında kullandığı mızıka ise tam anlamıyla mükemmel, şarkının o kadar güzel yerlerinde kullanıyorki mızıkayı o anda insanın mızıka çalası geliyor. Son olarak ise bu gece en azından "fade into you"yu dinlemeniz tavsiyesi ile,Haydi kalın sağlıcakla :D
Etiketler:
Hope Sandoval,
mazzy star
14 Ocak 2010 Perşembe
Molaaa :D Otobüsümüz yarım saat sonra kalkacaktır :p
Tekrar herkese merhaba,
Bu geceyi kendime ayırmaya karar verdim. Media playerımda çalan Death Note Ost'leriyle gecenin geç saatlerine doğru giderken yine sizlere yazayım dedim. Asp.Net projemi yarın hocama teslim ederek bir projeden diğerine enerjimi vermem gerekiyor. Pazartesi günkü Debian sunumumu düşünmem gerekirken ocağa koyduğum çayın kaynamasını bekliyorum. Ama niçin :D kitap okurken içimi sıcacık yapması için. Bu geceyi dediğim gibi kendime ayırmaya karar verdim. Debian'ı biraz daha bekleticem.
Bu geceyi kendime ayırmaya karar verdim. Media playerımda çalan Death Note Ost'leriyle gecenin geç saatlerine doğru giderken yine sizlere yazayım dedim. Asp.Net projemi yarın hocama teslim ederek bir projeden diğerine enerjimi vermem gerekiyor. Pazartesi günkü Debian sunumumu düşünmem gerekirken ocağa koyduğum çayın kaynamasını bekliyorum. Ama niçin :D kitap okurken içimi sıcacık yapması için. Bu geceyi dediğim gibi kendime ayırmaya karar verdim. Debian'ı biraz daha bekleticem.
Etiketler:
Kurtlar İmparatorluğu,
One Piece
13 Ocak 2010 Çarşamba
Asp.Net'li geceler :S
Tekrar merhaba,
Gecenin bu saatinde tekrar sizlere yazmaya karar verdim. Blogu yeni açtığımdan mıdır nedir? Her gün yazmak gibi bi düşüncem var :D. Bakalım ilerleyen günlerde bu düşünceme uygun davranabilecekmiyim. Bu arada beni yazmaya en çok gaza getiren şarkıyıda herkesin dinlemesini öneriyorum, saatin 4 olmasına çok az kalsada Fikret Kızılok'un "Gecenin tam üçünde" şarkısını gecenin her saatinde çok hoş gidiyor :D.
Her neyse Asp.Net projem ile uğraştığım bu vakitte, proje ile ilgili fikirlerim değişmeye başladı. Derslerde pek ilgi duymadığım .Net teknolojisine proje ile uğraştıkca hoşuma gitmeye başladı. Bir çok kolaylığı olduğunu hep duyuyorduk, birileri hep anlatıyordu ama bunları insan proje aşamasında tek tek görüdüğü zaman işin güzelliğini anlıyor. Perşembe'ye teslim etmem gerekiyor projeyi ve tam anlamıyla biteremicek olsamda daha sonra da projeme devam edeceğim. Gayet güzel bir iş çıkmaya başladı ilerleyen günlerde projeyi bitirdiğim zaman fikirlerinizi almak için link koyabilirim. İnternette benim gibi Asp.Net konusunda yeni olan arkadaşlara kaynak olarak önerebileceğim en iyi site www.kariyervideo.com. Bu sitede Asp.Net adına çok güzel videoları olan Erdal Aksoy'a(www.erdalaksoy.net) ne kadar teşekkür etsem azdır:D. Yeni başlayanlar için en iyi kaynaklardan biri olduğunu düşünüyorum. Tekrar projeme dönerek hepinize iyi geceler diliyorum.
Hadi kalın sağlıcakla(Bitirme sloganım sanırım bu olacak :D)
Gecenin bu saatinde tekrar sizlere yazmaya karar verdim. Blogu yeni açtığımdan mıdır nedir? Her gün yazmak gibi bi düşüncem var :D. Bakalım ilerleyen günlerde bu düşünceme uygun davranabilecekmiyim. Bu arada beni yazmaya en çok gaza getiren şarkıyıda herkesin dinlemesini öneriyorum, saatin 4 olmasına çok az kalsada Fikret Kızılok'un "Gecenin tam üçünde" şarkısını gecenin her saatinde çok hoş gidiyor :D.
Her neyse Asp.Net projem ile uğraştığım bu vakitte, proje ile ilgili fikirlerim değişmeye başladı. Derslerde pek ilgi duymadığım .Net teknolojisine proje ile uğraştıkca hoşuma gitmeye başladı. Bir çok kolaylığı olduğunu hep duyuyorduk, birileri hep anlatıyordu ama bunları insan proje aşamasında tek tek görüdüğü zaman işin güzelliğini anlıyor. Perşembe'ye teslim etmem gerekiyor projeyi ve tam anlamıyla biteremicek olsamda daha sonra da projeme devam edeceğim. Gayet güzel bir iş çıkmaya başladı ilerleyen günlerde projeyi bitirdiğim zaman fikirlerinizi almak için link koyabilirim. İnternette benim gibi Asp.Net konusunda yeni olan arkadaşlara kaynak olarak önerebileceğim en iyi site www.kariyervideo.com. Bu sitede Asp.Net adına çok güzel videoları olan Erdal Aksoy'a(www.erdalaksoy.net) ne kadar teşekkür etsem azdır:D. Yeni başlayanlar için en iyi kaynaklardan biri olduğunu düşünüyorum. Tekrar projeme dönerek hepinize iyi geceler diliyorum.
Hadi kalın sağlıcakla(Bitirme sloganım sanırım bu olacak :D)
12 Ocak 2010 Salı
veee Bloglu günler başlar :D
Herkese Merhaba,
Gecenin ilerlemiş olan bu saatinde ilk yazımı net alemine yolluyorum. Sözde Blog sayfamı boş olan bir zamanımda açıcaktım ama işte hayat bu ne olacağı hiç belli olmuyor 3 sene içerisinde en yoğun olduğum zamanda açıyorum :D. Asp.Net projemin üzerinde çalıştığım bu saatlerde, yatma vaktinin geldiği sırada hepinize bir merhaba diyeyim dedim :D.Haa bu arada Debian ile Web Server yapımında bilgisi olan kim varsa bana mail atabilir mi? Çok fena sıkışığım :D yardım edene bol bol hayır duası edicem :D.
Haydi kalın sağlıcakla ;)
Çok mu kısa oldu ne :p
Gecenin ilerlemiş olan bu saatinde ilk yazımı net alemine yolluyorum. Sözde Blog sayfamı boş olan bir zamanımda açıcaktım ama işte hayat bu ne olacağı hiç belli olmuyor 3 sene içerisinde en yoğun olduğum zamanda açıyorum :D. Asp.Net projemin üzerinde çalıştığım bu saatlerde, yatma vaktinin geldiği sırada hepinize bir merhaba diyeyim dedim :D.Haa bu arada Debian ile Web Server yapımında bilgisi olan kim varsa bana mail atabilir mi? Çok fena sıkışığım :D yardım edene bol bol hayır duası edicem :D.
Haydi kalın sağlıcakla ;)
Çok mu kısa oldu ne :p
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

