w Bir porsiyon mutluluk ;): Kar, çocukluğumun beyaz düşü

14 Aralık 2010 Salı

Kar, çocukluğumun beyaz düşü

Selamlar,

Önceki gece o kadar mutlu uyudum ki tahmin edemezsiniz :D. Harika bir 3 saatti. Unutamayacağım kadar hisli geçti o 3 saat. "Ne oldu?" diye soracak olursanız aslında belki de size göre hiç bir şey olmamış gibi gelebilir :D. Gece saat 12 sularında evde sakin sakin otuyordum. Ev arkadaşım Hasan'ın "Ben dışarıya çıkıyorum. Kar yağıyormuş" demesine pek aldırış etmedim. Evde o sakin havayı korumak istedim nedense. Hasan'ın eve dönüşü ve o heyecanını görünce "Acaba ben de mi çıksaydım?" düşüncesi aklımı başımdan aldı. Bu düşünce ile durmaya 10 dakika dayanabildim. Bu sefer dışarıya çıkma teklifini ben sundum Hasan'a.

Heyecanlı heyecanlı hemen üstümüze kalın elbiseler giydik. Evden dışarı çıkmam ile şaşkına döndüm. Çünkü etrafın beyaz olmasından önce havanın aydınlığı beni şoka uğrattı. Bırakın gecenin 1'i olduğunu, insanlara gündüz olmadığını bile söyleyemezsiniz. Hava o derece aydınlıktı yani. Turuncumsu bir hava vardı gökyüzünde. Gölgelerimiz bile vardı belki, o kadar dikkat etmedim ama. Gökyüzünün şaşkınlığını üzeriminden tam atamadım  bir de etrafın beyazlığını iyice görünce ağzım kocamaaan oldu :D. Koşmak, kendimi karların içine atmak istedim ama buna 2 şey engel oluyordu.

Bunlardan ilki acayip bir yokuşun tepesinde olmamızdı, ikincisi ise ayaklarımdaki soğukluk hissinin tüm vücuduma yayılmasını istemememdi.Elimdeki kötü telefonla başladım hemen etrafı fotoğraf çekmeye :D ama Hasan nispet yaparcasına yarı profesyonel fotoğraf makinesi ile renk ayarlarını iyice güzel yapmak için çabalıyordu. Sonunda gerçekten harika bir ton ayarladı ve beni şöyle karlar içinde güzel güzel fotoğraf çekti. Ne vardı ki benim telefonumun kamerasına göre bir teknoloji harikası olan Fuji, kötü pillerini hemen bitirdi :D. Yokuştan yavaş yavaş ve korka korka inmeyi başardık. Daha önce gördüğüm yollar, sokaklar, parklar hiç olmadığı kadar güzel görünüyordu gözüme. Her yer bembeyaz ve her yer o kadar sessizdi ki yere her bastığımda o güzel kar sesi geliyordu kulağıma. 23 senedir yapamadığı çocuklukları şimdi yapıyordum.
 Her yerime kar taneleri çarpıyordu, yürürken ayak izlerime bakmak için ikide bir arkamı dönüyordum, hep gördüğüm ama hiç dikkat etmediğim sokakların fotorağlarını çekiyordum, kısacası sanki dünyanın en güzel yerindeyim ve buraya ilk defa gelmişim gibi hissettim. Yaklaşık 2 saat böyle gezdikten sonra baya üşümüştük ve haliyle karnımız da biraz açıkmıştı. Kurtuluş'daki Aspava'ya girelim dedik. Bu gecede, bu havada yapılcak tek şeyi yaptık, sıcacık bir çorba içtik. Çorba içerken çok eskilere bundan 10 yıl öncesine gittim. İlkokul 7. sınıftayken İzmir'e kar yağdığı o günü hiç unutmuyorum. Okuldayken kimse sınıflara girmek istemiyordu.Arabaların üstüne birikmiş olan karı adeta altınmışcasına kapışıyorduk. Daha sonra ise kovalamaca ve kar topu savaşı hemen başlıyor ve hemen bitiyordu. 
Başka bir arabaya kadar koşuşturmaca son sürat devam ediyordu. Kimileri işi abartık evleri okula çok yakın olduğundan evlerine gidip, evlerinin üstündeki karı poşete doldurup kalabalığın arasına dalıyordu :D. Biz evlerimizin üstünde biriken karı ise okuldan sonra kullandık :D.Evden eve kar topu savaşı heralde bi tek bu zamanda ve heralde bir tek İzmir gibi bi yerde yapabilirdik. Hasan'ın "kalkalım" sesi ile bu anılardan çıktım bir anda. Eve giderken çocukluğumuz devam ediyordu. Hiç iz olmayan yerlere şekiller çizmeye, yazılar yazmaya başladık :D. Sonunda eve tekrar vardığımızda hayatımın en güzel günlerinden birini geçirdiğimi fark ettim. Çok üşümüş olduğumdan yatağıma geçince o sıcaklık bu gece gibi çok güzel ve çok tatlı gelmişti bana. Hemencecik uyumuşum o sıcaklıkta :D.

Haydi kalın sağlıcakla :D

2 yorum: