İnsan tatildeyken yapacak bi sürü, gezecek bir sürü yeri var gibi gelebilir. Fakat hep böyle olmuyor, bazen yapacak hiçbir şey olmayabiliyor. Aynen şu günlerimde olduğu gibi :D. Bu gibi zamanlarda genelde insanın aklına yaa çok şey gelir yada hiçbir şey gelmez :D. Bu sıralar aklıma gelen şey ise koca bi dönem her hafta çarşamba günleri saat 10.30 ile 12.20 arasında duyduğum şu sözlerle geçti :D. Bilgi erdemdir, bilgi güçtür :D.
Bilim tarihi diye adlandırılan bu ders :D aslında çok güzeldi. Yani hep severek gittim. Fakat dersin nakaratı gibi olan bu sözler(Bilgi güçtür. Bilgi erdemdir. :D) sizi ister istemez hep düşündürüyor. Aslında tahmin ettiğiniz gibi çoğu şeyde olduğu gibi bu sözlerde batı ile doğunun farklı yorumlamalarıdır. Bireyselci olan batı, tarihte her zaman bilginin onlara güç verdiğini ve bu güç doğrultusunda genelde de istediklerini yapabileceklerini gösterir. Doğuda ise toplumcu bir durum söz konusudur yada buna anonim de diyebiliriz. Öyle ki batıda ün yapmış ne kadar çok kişi biliyorsak doğuda bu isimler o kadar azdır. En ufak bir şeyin bile altında isimlerini veya imzalarını koyarlar. Oysa doğuda bir çok eserin kimi ait olduğu bilinmiyor. Bu durumun tek nedeni kültür tabiki :D. Bunu düşünürken aklıma Koray Candemir'in çok güzel bir şarkısı geldi. Boğaziçi şarkısında aslında doğu ile batıyı çok güzel bir şekilde anlatıyor. Sözlerini okumanızı ve şarkıyı dinlemenizi tavsiye ederim. Batı her ne kadar bireyselcide olsa bu gün hayatımızda olan bir çok şeyin olmasında kuşkusuz katkıları büyük. Rekabet ve ün salma her zaman bize fayda sağladı aslında :D. Ama burada bilimi üretenlerden ziyade bilimi kullananlaradır atıfım. Yani doğu içinde batı içinde kullanan için geçerlidir erdem ve güç kavramları.Bu derste bazı gerçekleri bildiğim halde daha çok fark ettim :D. Hele bazen "nasıl yaa :S" yada "Hadi canım :D"gibilerinden yorumlarım oluyordu. En başta antik yunan filozofları hakkında olan düşüncelerimi baya zorladı :D. Öyleki insan ister istemez o tarihte hakkı ile yapılan bir şeyi bile "acaba" diye düşündürdü benim için. Bunu filozoflardan rahatlıkla gösterebilirim. Yani matematik ve geometri de başta olmak üzere bir çok buluş aslında o zamanki Mısır ve Mezopotamya civarlarını 15-20 yıl boyunca şöyle güzelcene bir gezenin insanların edindiği bilgileri Antik kente gelip insanlara ben buldum demesi :D:D. Bunun yanında hangi filozof hatırlamıyorum şuanda(isim ve tarih hafızam hiç düzelmedi bee :D:D) ama en güzel örnek bu olur heralde inandırma konusunda :D. Malum filozof paranın kendisi için önemli olmadığını göstermek amacı ile büyük ihtimalle Mısır'da edindiği bilgiyi kullanarak en iyi ekin zamanını hesaplayarak o yıl herkesten daha çok ürün elde ediyor :D. Ve ahaliye de şöyle güzel bir açıklama yapıyor. "İstersem her zaman zengin olabilirim. Ama dediğim gibi para benim için önemli değil". Paranın onun için önemli olmadığı emin olduktan sonra yinede düşünüyor insan o zaman ne önemli senin için diye. Cevap basit ün :D. Batının en büyük özelliklerinden biri demiştim ya işte bu o. Oysa Mısır ve Mezapotamya'da bunları bilenleri yada bu adama öğretenleri kimse bilmiyor :D.
Neyse yine baya uzamadan bitireyim yazımı :D.Bir bilgemiz olan Yunus Emre ile bitiriyorum :D "İlim ilim bilmektir, ilim kendini bilmektir" :D:D
Haydi kalın sağlıcakla :D


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder