Daha önceden yazmıştım tatil çok sakin ve bazende sıkıcı oluyor diye :D. Şimdi daha iyi anlıyorum herşeyi meğerse o fırtına öncesi sessizlikmiş :D. Ankara'ya adım attığım andan beri herşeyi sanki bir başkası ayarlamış :D. Çok garip 3 haftada eve kimlerin gelceği, nereye gidiceğimiz, ne yapacağımız, dersler, projeler, ödevler, seminerler, kariyer günleri, ne kadar uyuyacağım bile :D planlı olmaya başladı. Kendimi bir anda iş çıkışı saatlerindeki zamanlarda gibi hissettim. Okuldan, cafeden, evden veya arkadaşlarınla buluşmussun daha sonra ise trafiğe girdiğinizde neye uğradığınızı şaşırırsınız :D. Aynen öyle bir şey. Ama herşeye rağmen ihtiyacım olan şeylermiş :D.
Spor :D hayatta çok önemli çok kritik bir yer taşıyor. Ama biz tabiki rahatımıza çok düşkün olduğumuz için :D hala yemek yedikten sonra uyuyanlardanız :D. Bende böyleyim :D. Ama artık böyle olmayacak (inşalla :D). Perşembe günlerimin boş olduğu bu güzel dönemde Kurtuluş parkına mesken tutacağım. Yaz gelmeden (Nisan sonunu kastediyorum :D) forma girmek lazım. Kuşadası'ndaki ve Ayvalık'taki günleri şimdiden iple çekiyorum.
Lost'un tekrar başlaması ile meraklarımızı gidermek için bölümleri dört gözle bekliyoruz. Fakat SuperNatural benim için Lost'u solladı. Neden derseniz 5. sezondayım ve şuana kadar hiçbir bozulma olmadı benim için ve hep aynı tadı almaya devam ediyorum. Oysa Lost'ta 4. ve 5. sezonda sıkıldığım ve dizinin konusu iyice farklı yerlere gitti dediğim zamanlar oldu. Fakat SuperNatural'de böyle bir şeyi hiç hissetmedim.
Ayrıca dizideki Dean isimli karakter tam anlamıyla mükemmel :D. SuperNatural'in en önemli avantajı Lost'a bakarak ara bölümlerinin çok güzel olması yani ana konunun olmadığı bölümler bile insanın ilgisini çok güzel çekiyor. Bunu Lost'dan çok daha iyi şekilde başarmışlar ve yansıtıyorlar. Kesinlikle izlemeniz gereken bir seri diyerek yazımı bitiriyorum :D.Haydi kalın sağlıcakla :D.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder