Çok yorucu ama bir o kadar da güzel bir hafta sonunu geride bıraktım. 98 yılından beri seyrettiğim Formula 1'i, ilk kez canlı seyrettim. İlk kez gittiğim bu canlı yarış, neden bu spora hayran olduğumu bir kez daha anlamamı sağladı. O sesler, benzin kokusu, lastik kokusu hepsi harikaydı. Hayatımın unutulmazlar kısmında yerini alan bir haftasonuydu kuşkusuz. Ama cuma gününden itibaren yollara düşmemle birlikte hiç bu kadar olay yaşamamıştım :D. Hepsi de ulaşım ile ilgiliydi. En başta İstanbul'a giderken daha bismillah bile demeden oldu. Hemen önümde oturan bayana, otobüs muavini sarkıntılık yapınca bayan haliyle çok sinirlendi ve 1 saate yakın bir süre otobüste gergin bir hava hakimdi. Bir diğeri ise cumartesi günü İstanbul Park'a giderken yaşandı. Bindiğim otobüs önce bozuldu daha sonra ise şoförün yolu bilmemesi nedeniyle yanlış yola girdi. Allahtan daha önceden piste giden yolcular yolu bildiklerinden yanlış yola girmemize rağmen piste gidebildik. Pazar günü işi bilen biri gibi duran şoför, meğersem süprizi sona saklamış :D. Sabiha Gökçen Havaalanı'na gittiğimizde hemen önümüzde olan gelen yolcu peronunu kaçırarak çıkmaz bir yola girdi. Yine yolcuların gayretleri sonucunda doğru yola girdik. Bu zor ulaşım şartları nedeniyle baya zahmetli geçen yolculuk, piste gelir gelmez unutuldu :D.
Cumartesi günü ilk gün olduğu için daha bir heyecanlıydım. Hiçbir yeri bilmediğim için sağa sola bakına bakına geziyordum, görevlilerin hepsi beni turist zannetti :D. Bazılarıyla türkçe konuştuğum halde, heralde benim turist olduğuma o kadar inanmışlar ki türkçe konuştuğumu fark etmediler ve hala ingilizce bilgilendirmeye devam ettiler. Neyse adamların söylediklerini yaptım :D. Ana tribünün arkasındaki alanda gezerken, turistlerin bu kadar çoğunlukta olacağını hiç tahmin etmiyordum. Daha sonra sıralamalara kadar TRF1 sitesindeki arkadaşlarla etrafta dolaştık. Yeni yeni insanlarla tanıştım, çok hoştu. Sıralamaların başlamasıyla tribündeki yerimi aldım. Araçlar bir bir piste çıkarken benim de heyecan katsayım artıyordu. Sıralamaların tamamlanmasıyla birlikte GP2 yarışı için tribünde bekledim. Hemen önümde 2 kaza olması ve 3-4 kişinin pist dışına çıkması, kendimi baya şanslı hissetmemi sağladı :D. Pistin en yavaş kısımlarından birinde olmama rağmen GP2'nin ilk yarışı baya hareketli ve güzel geçti. Fakat hem sıralamalarda Mclaren ve Red Bull'ların çok yakın olması ve GP2 yarışının bu kadar heyecanlı geçmesi, pazar günkü yarış için beklentilerimi ve merakımı hat safhaya çıkardı.
Pazar günü ise pistin daha kalabalık olması beni çok mutlu etti. Çünkü diğer seneler için anlaşma yapmamız insanların buraya gelmesine bağlıydı. 11:00'de GP3 yarışı olması nedeniyle tribünün yolunu tuttum. Bu seferde tam önümde yarış dışı kalan bir araç olması ağzımı kulaklarımı getirdi :D. Yine hareketli bir gün beni bekliyordu. GP3'den hemen yarım saat sonra GP2 yarışı başladı. Ancak bu sefer ilk yarış kadar olay ve heyecan yoktu. GP2'den sonra tekrar ana tribünün arkasındaki alanda TRF1'den arkadaşlarla buluştuk. Bu sefer çok gezmeden tribünde güzel bir yer bulma telaşı ile yarıştan 2 saat önce ayrılarak yarış için yerlerimizi aldık. Yarış başladığında yanımdaki insanlar soru bombardımanına başladı :D. Özellikle yanımdaki sevgili olan çift heralde soruları yüzünden yarışı takip edemediğin anlayıp, bu kadar soru sordukları için özür dilediler. Fakat benim için önemli değildi, çünkü gerçekten merak ettiklerini anladım. Yeni yeni Formula 1 taraftarı kazanmak için tüm sorulara ayrıntılı olarak cevap verdim. Çok keyifli bir yarış sohbetine daldık. Red Bull'ların birbiri ile kaza yapmaları ise yarışın kaymağı oldu. Mclaren'lerin double yaparak zafer kazanması ise beni ayrıca mutlu etti. 7 yarıştır galibiyet almayı en çok hak eden isim olan Hamilton'ın yarışı kazanması ise günün 4 4lük olmasını sağladı :D.
Günün sonunda ise 6 yıldır ilk kez gelmeme çok üzüldüm. Keşke daha önceden gelseydim. Eğer anlaşmayı uzatırlarsa her yıl ordayım :D. Pek sanmıyorum anlaşmanın uzuyacağını ama çok güzel bir atmosfer vardı, umarım Bay E bunun farkına varmıştır. Aaa evet onun için para çok daha önemliydi, pardon unutmuşum :D.Neyse haydi kalın sağlıcakla :D

okay karacan da fena anlatmış kaza anını.aman aman ooooov :))
YanıtlaSilÇoğu kişi Okay Karacan'ın anlatımını sevmese de ben seviyorum. Formula 1 tutkusunu bence anlatımına çok güzel yansıtıyor.:D
YanıtlaSilbenden de hiç bahsedilmemiş he :(
YanıtlaSilDoğru söylüyorsun :/ Formula 1 heyecanı yüzünden düştüm bu hataya ama bunu yeni yazımda düzelticem söz ;)
YanıtlaSilistemez sağol :( kırıldım ben bı kere
YanıtlaSilSen kıyamazsın bana :D affettircem kendimi
YanıtlaSilyazacağın yazıya göre değişir:) okumam lazım önce. hıh
YanıtlaSil:D şimdiden düşünüyorum zaten çıkar yolunu
YanıtlaSil